Ulusal Hafıza Koruma Komitesi, Ulusal Geçiş Dönemi Adaleti Komisyonu (NTJC) bünyesinde çalışarak, “Deyrizor: Hiç Yazılmamış Hafıza” projesini kentteki Medya Müdürlüğü’nde düzenlenen bir çalıştayda hayata geçirdi. Etkinliğin amacı, projeyi tanıtmanın yanı sıra uygulama mekanizmalarını da açıklamaktı.
Daha geniş kapsamlı Suriye Kentlerinin Hafızası girişimi çerçevesinde yer alan proje, yıllardır çarpıtma ve ihmalden muzdarip tarihsel ve toplumsal anlatıdaki önemli bir boşluğu doldurmayı amaçlayarak, Suriye’nin tüm illerinde yerel hafızayı belgelemeyi hedefliyor.
Projenin Özellikleri ve Nitelikleri
Proje; hafızayı kaybolmaktan veya çarpıtılmaktan korumayı, belgelenmemiş seslere onurlarını geri kazandırmayı ve dış dayatmalardan arınmış, dengeli bir yerel anlatı inşa etmeyi amaçlıyor. Bu çabalar, salt belgelemenin ötesine geçerek ortak hafızayı korumayı ve gelecek kuşakların yaşanan olayları anlamasını sağlamayı hedefliyor.
Proje ayrıca, tanıklıkları muhafaza ederek geçiş dönemi adaleti süreçlerini destekliyor; bu sırada araştırmacıların kısmen erişebileceği, hassas bilgilerin ise gizli tutulacağı güvenilir bir çoklu ortam arşivi (metin, ses, görüntü ve video) oluşturuyor.
Belgeleme Mekanizmaları
Al-Thawra gazetesine yaptığı açıklamada proje koordinatörü Muhammed Kanbar, projenin yalnızca tanıklık toplamanın ötesine geçtiğini; yerel hafızaya dair kapsamlı ve güvenilir bir arşiv oluşturmayı hedefleyen çok katmanlı bir yöntem benimsediğini açıkladı.
Kanbar’a göre saha çalışması; derinlemesine bireysel görüşmeler, odak grup tartışmaları ve hafıza mekanlarına yapılan saha ziyaretleri gibi çeşitli araçlara dayanıyor. Bu çalışmalar, mahremiyeti ve kültürel bağlamı gözönünde bulunduran, topluluğun kendi içinden eğitilmiş ekipler tarafından yürütülüyor.
Kanbar, tanıklıkların coğrafi ve toplumsal çeşitliliği güvence altına alan ölçütlere göre seçildiğini; farklı grupları kapsayacak şekilde, özellikle ilin tarihindeki dönüm noktalarını veya kilit olayları yansıtan hikayelere ağırlık verildiğini belirtti.
Toplumun Tepkisi
Proje, yerel topluluğun farklı kesimlerinden giderek artan bir ilgi görüyor; bu da ortak hafızayı belgeleme ve koruma fikrine duyulan açık ilgiyi yansıtıyor. Proje düzenleyicileri, bu ilginin özellikle bireysel tanıklıkların belgelenmesi ve bunların kentin tarihsel ve toplumsal anlatısıyla ilişkilendirilmesi konuşulduğunda daha da belirgin hale geldiğini ifade ediyor.
Katılım düzeyi toplum grupları arasında farklılık gösteriyor. Bazı sakinler deneyimlerini belgeleyerek katkıda bulunmaya açık bir isteklilik gösterirken, bazıları belirli konuların hassaslığı veya kişisel ayrıntıları açıklamanın sonuçlarından duydukları endişe nedeniyle temkinli yaklaşıyor.
Bu bağlamda ekipler, yerel toplulukla güven inşa etmek için kademeli bir yaklaşım benimsiyor. Bu yaklaşım; saha ekiplerinin bölge sakinleri arasından oluşturulmasını ve mahremiyete ile toplumsal hassasiyetlere saygı gösteren iletişim yöntemlerinin kullanılmasını içeriyor; böylece katılım genişliyor ve projenin kabul görmesi artıyor.

