
Yirmi yılı aşkın sürenin ardından ilk kez bir ABD şirketi Suriye'de resmen bir şube açtı. Bu adım, Beşşar Esad hükümetinin çöküşü ve Trump yönetiminin yaptırımların büyük bölümünü geri çekmesinin ardından ekonomik ilişkilerde bir dönüşüme işaret ediyor.
Karam Shaar Advisory Limited kıdemli araştırma analisti Benjamin Fève'nin aktardığı resmi kayıt belgelerine göre, ABD kökenli bir şirket olan GNZ LLC, 14 Aralık 2025'te 1 milyon dolar beyan edilen sermayeyle Suriye'de kuruldu. Fève, ayrıntıları X platformunda yaptığı kamuya açık bir paylaşımda duyurdu.
Şirket; ilgili ithalat ve ihracat faaliyetleri ile ihalelere katılım da dâhil olmak üzere müteahhitlik, altyapı ve inşaat malzemeleri alanlarında faaliyet gösterecek. Kayıt belgeleri, şirketin gayrimenkul geliştirme faaliyetinde bulunmasını açıkça yasaklıyor.
Fève, "Bu, 2004'ten bu yana bir ABD şirketinin Suriye'de ilk kez şube açması anlamına geliyor" dedi. Fève'nin aktardığı resmi kayıtlara göre, en son kaydedilen örnek, 25 Aralık 2004'te yine 1 milyon dolar sermayeyle kurulan ve petrol sahası arama ile yönetimine odaklanan Lincoln Syria LLC'ydi. Yeniden açılış, on yılı aşkın savaşın ardından Suriye'nin yeniden inşasını desteklemeye yönelik daha geniş çaplı çabaların ortasında ve Esad rejiminin 8 Aralık 2024'teki düşüşünden bir yıldan fazla bir süre sonra gerçekleşti.
Yabancı Şirket Kayıtlarında Patlama
Siyasi geçiş sürecinden bu yana yabancı şirket kaydının hızı keskin biçimde arttı. Fève, 8 Aralık 2024'ten sonra 94 yabancı şirketin Suriye'de şube açtığını, bunun ayda yaklaşık 6,7 şirkete denk geldiğini bildirdi.
Fève'nin analizinde aktarılan resmi kayıtlara göre, kıyaslama yapıldığında, 2012 ile 2024 arasında ülkede yalnızca 58 yabancı şirket kayıt oldu; bu da ayda yaklaşık 0,4 şirket anlamına geliyor. Fève, "Hızdaki bu değişim kelimenin tam anlamıyla akıl almaz boyutta" diye yazdı.
Yatırımın coğrafyası da genişledi. 2012 ile 2024 arasında kayıtlar; Rusya, İran, Birleşik Arap Emirlikleri ve Lübnan gibi siyasi olarak yakın devletlerde yoğunlaşmıştı. Batılı katılım ise sınırlıydı.
Fève'ye göre, 2025 ve 2026'nın başında yaklaşık 99 yabancı şirket Suriye'de kayıt oldu. Suudi Arabistan yeni girişlerde şimdi açık ara önde yer alırken, Türkiye ve Ürdün de oldukça aktif oldu. Katar ve Kuveyt varlıklarını artırıyor. Rusya'nın görece ağırlığı azaldı. Hâlâ sınırlı olmakla birlikte Batılı katılım çeşitlenerek ABD, Almanya, İsveç, Norveç ve Güney Kore'yi kapsar hâle geldi.
Fève, kaydın mutlaka sermaye yatırımına dönüşmediği uyarısında bulundu. Mali, düzenleyici ve uyum kaynaklı kısıtlar hâlâ önemini koruyor. Yine de Fève, çöküş sonrası dönemin "yaptırım dönemi dengesinden yapısal olarak farklı" olduğunu savundu.
Ticaretteki Toparlanma Yapısal Engellerle Karşı Karşıya
ABD yaptırımlarının büyük bölümünün gevşetilmesine ve Batı'nın süregelen rahatlatıcı adımlarına rağmen iki ülke arasındaki ticaret kısıtlı kalmaya devam ediyor. "Syria in Figures" (Rakamlarla Suriye) yayınının 16. sayısında yayımlanan analize göre, ABD-Suriye mal ticareti 2010'da yaklaşık 1 milyar dolardan savaş sırasında tek haneli milyon dolar düzeyine geriledi ve o günden bu yana yalnızca cüzi bir toparlanma gösterdi.
Resmi yaptırımlar gevşetilmiş olsa da, geçmişten kalan kısıtlamalar, yüksek uyum maliyetleri, mali risk azaltma uygulamaları ve yeni getirilen gümrük tarifeleri ticareti sınırlamaya devam ediyor. Analistler, mali kuruluşların aşırı uyum davranışlarının ve muhabir bankacılık ilişkilerinin aşınmasının bağlayıcı kısıtlar oluşturduğuna dikkat çekiyor. Şimdilik tek bir ABD şubesinin yeniden açılması simgesel bir dönüm noktası niteliğinde. Bunun iki ülke ticaretinde kalıcı bir toparlanmaya işaret edip etmeyeceği ise mali ve düzenleyici engellerin pratikte ne kadar hızlı gevşeyeceğine bağlı olacak.

